Tag Archives: beceri

Barışa bir adım daha yaklaşmak için…

 

Hızlı ve yoğun hayatlarımızda kimi zaman karşımızdakini anlamak, ilgi ve şefkat göstermek ve yardım etmek için zamanımız olmuyor.  Adeta birbirimizi fark etmeden yaşıyoruz. Aslında kendi mutluluğumuzu arttırmanın, ilişkilerimizi güçlendirmenin hayattan daha fazla keyif almanın bir yolunun başkalarına ilgi ve şefkat göstermek olduğunu biliyor muydunuz? Ya da başkalarına şefkat gösterme ve yardım etmenin kişinin kendi bağışıklık sistemini güçlendirdiğini  biliyor muydunuz? O zaman neden kendimize bu kadar döndük?  Peki geleceğin yetişkinleri olarak çocuklara ilgi ve şefkat göstermeyi nasıl öğretebiliriz? Hem okullar için hem aileler için birkaç öneri…

  • Öncelikle bu konunun önemi ile ilgili okuldaki herkesin (öğrenciler, öğretmenler, okul personeli, yöneticiler) katılacağı bir bilgilendirme toplantısına yer vermek.  Bu toplantıda ilgi gösterme, şefkat ve yardım etmenin önemi ve bu konuda yapılabilecekler hakkında konuşulabilir. Okul içinde dikkat edilmesi istenen nezaket kuralları belirlenebilir.  Evde de anne-baba ve çocuklar arasında benzer bir aile toplantısı yapılabilir.
  • Çocuklar için hatırlatıcı notlar hazırlanması! Bu notlar post-itlere hazırlanıp çocukların görebileceği yerlere yapıştırılabilir. Evde de benzer notlar anne ve baba tarafından hazırlanabilir.
  • Çocukların ve öğretmenlerin birbirlerine teşekkürlerini iletmesi ve konuyla ilgili öğrencilerin motivasyonunu arttırması için bir teşekkür panosu hazırlanabilir.
  • Okulda farklı gruplar oluşturarak başkalarına yardım etmek ile ilgili farklı projeler hazırlanabilir. Daha sonra gruplar birbirlerine projelerini sunabilirler.   Projeleri gerçekleştirdikleri zamanlar belgelenebilir ve okul ve aileler ile paylaşılabilir.
  • Küçük şeyler büyük değişimler yaratır. Bu konuyla ilgili her gün yapılabileceklerin çocuklar ile paylaşılması önemlidir. Hatta öğretmenler ve anne babalar olarak bu davranışlara yer verilerek model olması da çocukların bu davranışları benimsemesi için çok önemlidir.
    • Tanımadığınız ama aynı asansörü paylaştığınız kişilere Günaydın demek.
    • Bir sokak hayvanına yardım etmek
    • Bir yere zamanında varmak
    • İş arkadaşına minik bir hoşluk hazırlamak
    • Karşımızdakine teşekkür etmek
    • Kitap, oyuncak, giysi bağışında bulunmak
    • Uzun zamandır konuşmadığımız birini hatırını sormak için aramak
    • Komşumuza ufak bir sürpriz hazırlamak
    • Yaşlı birine yardım teklif etmek
    • İşimiz biten odada ışığı kapatmak
    • Evimize bir hayvan almayı planlıyorsak, barınaklarda olan bir hayvanı evlat edinmek.

 

Daha mutlu bir dünya yaratmak elimizde, yeter ki fırsatları değerlendirelim.

 

Sevgiler

Kaynaklar

 

Sosyal Duygusal Beceriler ve Öğrenme Güçlükleri Arasındaki İlişki

Öğrenme denildiğinde akla ilk gelen akademik başarı ve bilişsel beceriler (okuma-yazma, matematik) olsa da aslında sağlıklı sosyal ilişkiler kurabilmek için de öğrenmeye ihtiyaç vardır. Okuma-yazmayı öğrenmek için nasıl ses-sembol eşleşmesini çözmek gerekiyorsa, diğerleriyle sağlıklı iletişim kurabilmek için sosyal ipuçlarını doğru değerlendirmek, duyguları anlamak, güçlü duyguları kontrol edebilmek, problem çözebilmek vb bir çok beceriyi kullanmak gereklidir.

Öğrenme güçlüklerinin tanımı ve tanısı hakkında farklı görüşler olsa da fikir birliğine ulaşılmış olan nokta öğrenme güçlüğü yaşayan bireylerin  bir çoğunun sosyal ilişkilerde zorlandıklarıdır. Özellikle bu çocukların akranları tarafından kabul edilmekte, sosyal ipuçlarını anlamakta sorun yaşadıkları bilinmektedir.

Öğrenme güçlüklerinin, genel olarak akademik başarı üzerindeki etkisine odaklanılması ve sağaltım programlarının daha çok bilişsel becerileri geliştirmeye yönelik olması; öğrenme ile sosyal-duygusal beceriler arasındaki ilişkinin tam ve doğru olarak anlaşılamadığını göstermektedir.

Sınıfın sosyal bir ortam, öğrenmenin ise bir paylaşım ve aktarım olduğu gerçeğinden yola çıkarsak öğrenme güçlüğü olsun olmasın her çocuğun sahip olduğu potansiyeli ortaya çıkarabilmesi için sosyal-duygusal beceriler belirleyici bir rol oynamaktadır.

Peki Sosyal ve Duygusal Beceriler derken ne anlatılmak isteniyor?

“Sosyal Beceri” kelime anlamı olarak bireyin sosyal durumlar karşısındaki davranış ve tepkilerinin tümü olarak düşünülebilir. Bireyin kullandığı ya da kullanamadığı sosyal becerileri onun sosyal ilişkilerdeki yeterliliğini belirler.

“Duygusal Beceri“ denildiğinde ilk akla gelen duygular olsa da tanım, bununla sınırlı değildir. Bireyin kendi duygularını tanıması, yönetebilmesi, diğerlerinin duygularının farkında olması, kendi davranışlarını kontrol edebilecek motivasyona ve enerjiye sahip olması, duruma ve ortama uygun olan sosyal becerileri kullanılabilmesi bireyin duygusal zekası ile ilişkilidir.

Öğrenme güçlükleri yaşayan her bireyin sosyal-duygusal becerilerde zorlandığı genellemesini yapmak çok doğru olmasa da  bu bireylerin akranları tarafından daha zor kabullenildikleri, alaya ve zorbalığa daha sık maruz kaldıkları, öğretmenleri ve akranları tarafından daha sık eleştirildikleri ve yetersiz olarak değerlendirildikleri, akran baskısına daha kolay boyun eğdikleri, bir gruba dahil olmakta daha çok zorlandıkları düşünülürse sosyal – duygusal gelişimlerinin bu durumlardan ne şekilde etkilendiği tahmin edilebilir.

Son on yıl içinde giderek önem kazanan, araştırmacıların ve eğitimcilerin dikkatini çeken Sosyal – Duygusal Öğrenme kavramı, öğrenme güçlüğü yaşayan bireyin ihtiyaçlarının çok daha etkili bir şekilde karşılanmasına olanak sağlayabilmektedir. Sosyal-Duygusal Öğrenme ve öğrenme güçlükleri arasındaki ortak bağlantı noktaları dikkat çekicidir:

1– Kendi ve başkalarının duygularını tanımak

2– Güçlü duyguları ile baş edebilmek

3– Uygun şekilde dinlemek ve konuşmak

4– Diğerlerinin bakış açısını anlayabilmek

5– Kendine ve başkalarına saygı göstermek, farklılıkları kabullenmek

6– Problemleri tanımlamak

7– Gerçekçi hedefler belirlemek,

8– Karar vermek ve sorumluluk almak

9– Diğerleri ile geçinebilmek olumlu ilişkiler kurmak

10– Akran baskısıyla baş edebilmek

11– Çatışma ile baş edebilmek (arabuluculuk, işbirliği yapabilmek)

12– Yardımlaşmak (yardım istemek, yardım etmek)

13– Grup içinde verimli olarak çalışabilmek

14– Ahlaki ve sosyal olarak sorumluluk alabilmek

Sosyal Duygusal Öğrenmenin desteklediği tüm bu beceri alanları işlevsel ve sağlıklı bir birey olmak için gereklidir. Ama aynı zamanda öğrenme güçlüğü yaşayan bireylerin öncelikle akademik başarıyı yakalamaları için ihtiyaç duydukları becerilerdir.

Öğrenmenin gerçekleşebilmesi için öğrenme ortamının kabul edici ve iletişime açık bir yer olması gerekir. Sosyal –  Duygusal Öğrenmenin temel hedefi çocukların duygusal olarak rahat ve güvende hissettikleri, bunun yanında sosyal olarak iletişim kurabildikleri sınıf ve okul ortamının yaratılmasıdır.

Öğrenme Güçlüğü Olan Bireylerin Sosyal Duygusal Becerilerini Desteklemek

Öğrenme güçlüklerinin en temel özelliği bireyin bir beceriyi öğrenmesi ve geliştirmesi gerektiğinde, hedeflenen davranışın/bilginin önce öğretilmesi sonra tekrar edilmesi, uygulanması, pekiştirilmesi, geri bildirim verilmesi  şeklindeki basamaklara ihtiyaç duyulmasıdır. Sosyal – Duygusal Öğrenmenin tam olarak da yapmak istediği ve bunun için kullandığı öğretme yöntemi bu ihtiyaca denk düşer.

Öğrenme güçlüğü yaşayan bir çocuğun sosyal – duygusal gelişimini desteklemek için;

1– Çocuğun güçlü özelliklerini fark etmek ve onun da bu özelliklerinin farkında olması için destek olmak: Örneğin okumada zorluk yaşayan bir çocuğun çizim alanındaki becerisini okul gazetesine ve ya sınıf panosuna resimler yapmasını sağlayarak onun arkadaşları arasındaki kabulünü arttırmak mümkün olabilir.

2– Sosyal becerileri de aynı akademik becerileri öğretir gibi küçük adımlara bölerek, farklı örnekler ile tekrar ederek ve geri bildirim vererek öğretmek. Öğretilen becerinin uygulanabileceği alanlar ve fırsatlar yaratarak çocuğun yeni beceriyi kendi başına deneyebilmesi için fırsatlar yaratmak ve uyguladığı anda bu beceri pekiştireçler ile desteklemek. Bazı önemli sosyal becerileri belirlemek gerekirse;

  • Sözel olmayan ipuçlarını fark edebilmek/anlayabilmek (jest ve mimikler, beden dili)
  • Duyguları anlayabilmek (kendisinin ve diğerlerinin)
  • Komik olmak ile komik davranmak arasındaki farkı anlamak (uygun zamanda yapılan bir espri yapabilmek ile sınıfın soytarısı gibi davranmak arasındaki farkı göstermek, uygun şaka/espri tarzlarını anlatmak)
  • Olumlu-olumsuz geri bildirim alabilmek (olumlu geri bildirim karşısında sınırı aşmamak, olumsuz eleştiri karşısında savunmaya geçmemek gibi)

3– Öğrenme ortamında rekabeti en aza indirmek ve daha çok işbirliğini öne çıkarmak. Öğrencilerin bir arada çalışabilecekleri, birbirlerinden öğrenebilecekleri fırsatlar yaratmak. Çocuklar kendi performanslarını diğerleri ile karşılaştırmak konusunda oldukça hızlıdırlar. Bunu değiştirecek bir öğrenme ortamı yaratmak sadece sosyal duygusal becerileri geliştirmek için değil temel olarak öğrenme becerilerini  desteklemek için önemlidir.