Dikkat Bu bir İtiraf Yazısı: Sosyal Duygusal Öğrenmenin Bir Yetişkine Kattıkları

2008 yılından bu yana İkinci Adım Programı sayesinde Sosyal Duygusal Öğrenmenin hayatımdaki yeri çok büyük… Gerek programın çeviri ve adaptasyonları gerek öğretmen eğitimleri ve destekleri gerek çocuklara ve ailelere yönelik eğitimler derken Sosyal duygusal Öğrenme 7 senedir her an aklımda.
İkinci Adım programı aslında öğretmenlerin sınıflarında uygulamak üzere hazırlanmış sistematik, sürekliliği olan, araştırmalara dayalı çok dinamik bir program. Bu program ile ilgili daha geniş bilgiye http://www.sdoakademi.com/ikinci-adim/sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Bugün İkinci Adım’ın bana bir yetişkin olarak kattıklarına yer vermek istedim.

Empati
Basitçe karşındaki insanın duyguları fark etmek ile ilgili bir beceri…
Hayatıma yansıması ise karşımdakinin duygusunu sadece anlamak değil aynı zamanda yargılamadan kabul etmeyi içeriyor. Çünkü duygular gerçek, aynı olay ile ilgili duygularımız farklı ve duygular değişebilir.
Empatinin bu yönünün hayatıma katkısı ise karşımdaki insanlarla ilişkimde doğal bir şekilde gelişen bir kabul. Ben kabul ettikçe onlar bana yakınlaştı. Belki de duygularını anladığım için beni güvenli bir sığınak olarak gördüler.
Empatiyi hayatıma kattıkça karşımdaki kişilerin duygularının yanında düşüncelerini de daha fazla kabul eder oldum. Bu yeni düşünceler sayesinde de vizyonum değişti, hayatıma farklı zenginlikler katıldı.

Duygu Yönetimi ve Dürtü Kontrolü
Sanırım toplumsal olarak en çok zorlandığımız becerilerden biri… Yoksa her gün bu kadar şiddet haberi okumazdık diye düşünüyorum.
Yoğun duygularım varken sakinleşmem gerektiğini hep biliyordum, ama 4 yaşında bir çocuk ile aynı yöntem ile sakinleşebildiğimizi görmek beni şaşırttı. İşin sırrı önce vücudu sakinleştirmekte çünkü duygularımızın vücudumuzdaki etkileri çok büyük. Burundan alınıp ağızdan verilen birkaç karın nefesi ile kendimi sakinleştirebildiğimi fark ettim. Çocuklara karın nefesini öğretmenin birçok farklı yolunu da bu sayede keşfettim. En sevdiklerimden birisi ise; annenin senin için en sevdiğin çorbayı pişirdiğini hayal et. Çorba mis gibi kokuyor ama çok sıcak o yüzden üfleyerek soğutman lazım… İşte bu kadar basit.
Sakinleştikten sonra duygumu da adlandırabildiğimde artık yoğun duygularım ile baş etmek çok kolay.

Bu sayede 7 senenin sonunda “aksi” ünvanımı geride bırakmak benim için gurur verici!

ProbLem Çözümü
Hayat her zaman planlı gitmiyor her gün baş etmemiz gereken büyük küçük birçok problem oluyor. Eskiden problemler karşısında ilk düşüncem “Neden Ben?” oluyordu. Sosyal Duygusal Öğrenme üzerine çalıştıkça fark ettim ki güç ve mutluluk hayatın mükemmel gitmesi değil, çıkan problemler ile baş edebilmek…
Çünkü hayat fırtınanın geçmesini beklemek değil yağmur altında dans etmeyi öğrenmektir… (Viviane Greene)

Sevgilerle,
Suzi Mizrahi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir