Duygular Her Yerde: Sosyal Duygusal Öğrenme ve Akademik Gelişim

“Derste ama sanki aklı başka yerde gibi…”, “Aslında çok akıllı bir çocuk, ama derse motivasyonunu bir türlü sağlayamıyor…” Eminim ki bu yazıyı okuyan pek çok kimseye (özellikle ebeveynlere&eğitimcilere) bu sözler çok tanıdık gelecektir. Eğitim camiasında herkesin sıkça karşılaştığı, bazen dikkat problemi bazen hareketlilik bazen motivasyon eksikliği dediğimiz şeyin sosyal-duygusal gelişimle de ilgili olabileceğini söylesek?

Ne kadar zeki olursa olsun, sosyal hayatında yaşadığı problemleri uygun şekilde ifade edemeyen, paylaşamayan ve kafasında büyüten bir çocuk, bir işe konsantre olmakta zorlanır. Dürtülerinin farkında olmayan ve onları nasıl kontrol edeceğinizi bilmeyen bir öğrenci derste konuşur, ani hareketler yapar, arkadaşlarıyla yanlış anlaşılmalar yaşar ve bu olayların sonunda oluşan olumsuz duygular akademik hayatını da etkiler… Çözülecek problemler sadece matematik dersinde değildir; okulda, günlük hayatında karşılaştığı problemlerle nasıl baş edebileceğini/çözebileceğini bilmeyen öğrenci esneklik, neden-sonuç ilişkisi kurma, soyut düşünebilme vb konularda zorlanıyor demektir… Ve aslında tüm bu beceriler etkili öğrenme sürecinin de bir parçasıdır; çünkü insan nasıl duyguları ve zihni ile bir bütünse; öğrenme de sosyal-duygusal ve bilişsel bir süreçtir…

Araştırmalar gösteriyor ki…

Öğrencilerin içinde bulundukları duygusal durum ve sosyal ortamın niteliği öğrenme süreçlerine etki ediyor. Yapılan bir çalışmada SDÖ ’nün akademik tutumları (motivasyon ve çalışmaya bağlılık), davranışları (devam, çalışma alışkanlıkları, işbirlikçi öğrenme), ve performansı (notlar, test sonuçları ve konuya hakimiyet) etkilediği bulunmuştur (Zins ve ark., 2004).

61 eğitimsel araştırmanın, 91 meta-analizin ve 179 kitap bölümünün değerlendirildiği bir çalışmada (Wang, Haertel, ve Wallberg, 1997) sosyal ve duygusal etkenlerin öğrencilerin öğrenmesindeki en önemli faktörlerden olduğu ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın sonucunda öğrenme üzerinde etkili olan psikolojik etmenlere doğrudan yapılan bir müdahalenin, bir öğrencinin ne kadar ve nasıl öğrendiğini değiştirmenin etkili bir yolu olduğu vurgulanmıştır.

Sosyal-Duygusal Beceriler Öğrenmeyi ve Akademik Becerileri Nasıl Etkiliyor?

– Öğrenmeye engel olabilecek davranışları azaltır. Akademik başarı okul atmosferi ile doğrudan bağlantılıdır; çünkü öğrenciyi derse ve akademik başarıya motive eden faktörlerin başında okul ortamı gelir. Şiddet içermeyen, öğrencilerin oto-kontrollerini sağlayabildikleri ve okul ortamında bireylerin birbirini anlayabildikleri bir ortamda iletişim yolları daha sağlıklı ve açıktır. Sağlıklı iletişim kanalları bilginin transferini ve uygulamasını kolaylaştırır.

– Öğrenci-Öğretmen-Eğitimci ilişkisini güçlendirir. Öğrencilerin öğretmenlerini ne kadar samimi, destekçi/olumlu, saygılı ve sosyal etkileşimin teşvikçisi olarak algıladıkları akademik performanslarının, motivasyonlarının ve okula bağlılıklarının belirleyicisidir (Blum, McNeely, & Rinehard, 2000; Ryan & Patrick, 2001; Osterman, 2000).

– Yürütücü işlevleri destekler. Bu işlevler arasında, dürtü kontrolü, dikkati bir noktadan diğerine yönlendirebilme, plan yapabilme, işe/çalışmaya başlayabilme ve aktif belleği kullanabilmek gibi alt beceriler yer almaktadır. Yürütücü işlevler, davranışlarının sonuçlarını tahmin edebilme, dürtüleri kontrol edebilme, hayal kırıklığı/engellenmişlik duygusu ile baş edebilme, hedefe yönelik davranışı seçebilme, problem çözme gibi sosyal-duygusal öğrenme ile bağlantılı olan becerilerle paralellik göstermektedir. Yapılan birçok araştırma, çocuklardaki sosyal-duygusal öğrenme alanları ile yürütücü işlev alanlarının önemli düzeyde ilişkili olduğunu göstermiştir. Yürütücü işlevlerini kullanabilen öğrencinin ödevlerini organize edebilmesi, yönergeleri takip edebilmesi, monoton işlerde dikkatini sürdürebilmesi daha kolaydır.

– Yaşayarak öğrenmeyi destekler. Günümüz okul sistemi ezberci anlayıştan uzak olarak yaşayarak öğrenmeyi desteklemektedir. Bunun içine çocuğun problemlerini uygulamalı olarak çözebilmesi, sınıf içi drama etkinlikleri, canlandırmalar, sunumlar vb. etkinlikler girmektedir. Sosyal ortamlarda kendisini daha rahat ifade edebilene, empati kurabilen ve problem çözme adımlarını kullanabilene çocuklar bu sürece daha aktif olarak katılabilirler.

Konuların daha iyi anlaşılmasını destekler. Sosyal ve duygusal öğrenmeyi akademik öğrenimle birleştirmek hem sosyal-duygusal hem de akademik başarıyı geliştirmenin etkili bir yoludur. Başkasının bakış açısından görebilme gibi SDÖ becerileri, Tarih derslerinde işlenen olayları, Türkçe derslerindeki hikayeleri, Sosyal Bilgiler derslerindeki farklı kültürlerden gelen insanların yaşantılarını anlamak için kullandıklarında daha fazla gelişirler (Elias, 2004).

 

Kaynaklar

– www.casel.org

-Frey, K. S., Nolen, S.B., Edstrom L. V., anda Hirschstein, M. K. (2005). “Effects of a School Based Social-Emotional Competence Program: Linking Children’s Goals, Attributions, and Behavior.” Journal of Applied Development Psychology, 26(2), 171-200.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir